31 Ekim 2026, Cumartesi☁️ İstanbul 15°⛅ Ankara 15°🌧️ İzmir 21°

«Bir Millet, İki Devlet»; Ankara ile Bakü Arasında Nüfuz Sınırları Üzerine Anlaşmazlık

zaman sesi31 Ekim 2026 · 14:12






«Bir Millet, İki Devlet»; Ankara ile Bakü Arasında Nüfuz Sınırları Üzerine Anlaşmazlık


AnalizHaber
Türkiye – Azerbaycan İlişkileri

Diplomasi · Analiz

«Bir Millet, İki Devlet»; Ankara ile Bakü Arasında Nüfuz Sınırları Üzerine Anlaşmazlık

Başörtüsü Tartışmasından Aliyev’in Ankara Zirvesi’ne Katılmamasına; Neden İki Müttefikin İlişkisi Yeni Soru İşaretleriyle Karşı Karşıya?

Konu: Türkiye – Azerbaycan
Tür: Haber Analizi
Kaynaklar: Reuters, Foreign Policy, AP, Turkish Minute

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki son anlaşmazlık, yalnızca öğrencilerin kıyafetine ilişkin bir tartışmaya indirgenemez. Azerbaycan’daki okullarda başörtüsü kısıtlamasına yönelik tepkilerden ortaya çıkan şey, iki tarafın yakın bir ilişkinin sınırlarına dair farklı yorumlarıdır: Tarihî, dilsel ve siyasi bağlar, birbirlerinin iç siyaseti hakkında görüş belirtmeyi kabul etmek anlamına mı gelir, yoksa bu yakınlık bile egemenlik sınırlarının gerisinde mi durmalıdır?

Türkiye’de dile getirilen eleştirilere ve Azerbaycanlı yetkililerin dış müdahaleye yönelik uyarılarına dair yayımlanan haberler, bu soruyu anlaşmazlığın merkezine taşımıştır.
Reuters

İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmaması, bu tartışmaya diplomatik bir boyut kazandırdı. Reuters, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel davetine rağmen zirveye katılmadığını ve ülkesinin dışişleri bakanını gönderdiğini bildirdi. Buna karşılık Azerbaycan medyası, katılmama gerekçesini önceden belirlenmiş programlar olarak açıkladı. Dolayısıyla katılmama bir haber gerçeğidir; ancak bunun siyasi bir protesto olarak yorumlanması, Bakü’nün açıklanan gerekçesinden hâlâ ayrı tutulmayı gerektirir.

Eğitim Anlaşmazlığından Egemenlik Tartışmasına

Azerbaycan’da okullarda başörtüsü kısıtlaması, eğitim, din özgürlüğü ve seküler yönetim modelinin kesişim noktasında bir konudur. Türkiye’deki siyasi ve dinî çevrelerin bu konuya girmesi, anlaşmazlığı Bakü’nün iç siyaseti alanından çıkarıp ikili ilişkilerde bir soruna dönüştürdü. Foreign Policy de başörtüsü tartışmasını iki devlet arasında az rastlanır bir çekişmenin zemini olarak nitelendirdi.

1

Haklar Düzeyi

Kısıtlamanın kendisinin ve öğrencilerin hakları açısından sonuçlarının değerlendirilmesi. Bakü’nün müdahale etmeme ilkesini savunması, kendi başına başörtüsü kısıtlamasının meşru olduğuna hükmetmez.

2

İlişki Düzeyi

Türkiye’nin yakın komşusunun iç siyasetini eleştirmedeki konumu. Bu kısıtlamaya yönelik eleştiri de zorunlu olarak Ankara’nın vesayet uygulama niyetini kanıtlamaz.

Anlaşmazlığın siyasi önemi, Azerbaycanlı yetkililerin dış eleştirilere bağımsızlığı savunma ve müdahaleye karşı çıkma çerçevesinde yanıt vermiş olmalarıdır. Reuters, Aliyev ve bu ülkenin diğer yetkililerinin Türkiye’nin adını anmadan Bakü’nün işlerine karışılmasına karşı uyarıda bulunduklarını bildirdi. Sonuç olarak, eğitimle ilgili bir karar hakkındaki anlaşmazlık olarak kalabilecek bir konu, iki müttefik arasında nüfuz sınırlarına dair bir tartışmaya dönüşmüştür.

«Kardeşlik» Karşısında Vesayet Hassasiyeti

«Bir millet, iki devlet» sloganı iki ülkenin yakınlığını ifade eder; ancak son anlaşmazlık bu sloganın sınırlarını da gösterir: Kimlik ortaklığı, zorunlu olarak siyasi önceliklerin aynı olması veya yakın ortak tarafından yönlendirilme hakkının kabul edilmesi anlamına gelmez.

«Vesayete ihtiyaç duyulmadığı ve dış müdahalenin kabul edilmeyeceği» mesajı, Bakü’nün bağımlılık algısına yönelik hassasiyetinin işareti olarak okunuyor.
— Aliyev’in açıklamaları; Turkish Minute analizi

Aliyev’in vesayete ihtiyaç duyulmadığı ve dış müdahalenin kabul edilmeyeceğine dair sözleri bu çerçevede anlam kazanır. Yayımlanan analizler bu açıklamaları Bakü’nün bağımlılık algısına yönelik hassasiyetinin bir işareti olarak değerlendirmiştir; bununla birlikte, söz konusu bölümlerde Türkiye’nin adını anmadığı için bu sözler kayıtsız şartsız «Erdoğan’a doğrudan yanıt» olarak aktarılamaz. Daha isabetli ifade, bu uyarıların Ankara ile gerilim bağlamında yakın ortakla sınır çizme olarak yorumlandığıdır.

Bu ayrım yalnızca dilsel bir ihtiyat değildir. Bir liderin doğrudan müttefikini muhatap alması ile kamusal sözlerinin ikili bir anlaşmazlık ortamında anlam kazanması arasında büyük fark vardır. İkinci durum da analitik değer taşır, ancak birincinin yerine geçmemelidir.

Bu açıdan gerilim, ilişkinin tanımına dair bir anlaşmazlık olarak görülebilir: Bakü, Türkiye’ye yakınlığın avantajlarından, bu yakınlık siyasi ve kültürel itaat beklentisine dönüşmeden nasıl yararlanabilir? Bu soru, vesayetin varlığını kanıtlamak değil, Azerbaycanlı yetkililerin bağımsızlıkçı söyleminde görülen hassasiyeti açıklamaktır.

Aliyev’in Katılmaması; Anlamı Hâlâ Tartışmalı Önemli Bir İşaret

Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın Ankara zirvesine katılmaması, özellikle Erdoğan’ın kişisel davetinin de onun katılımıyla sonuçlanmaması nedeniyle dikkatleri mevcut gerilime yoğunlaştırdı. Reuters bu olayı iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların arttığı bir bağlama yerleştirdi.

Gerçek Ne Gösteriyor? Ne Göstermiyor?
Bakü’nün açıkladığı «program çakışması» gerekçesi Katılmamanın siyasi boykot olarak kesin sunulmasını engelliyor Gerekçenin gerçek nedeni tek başına kanıtlamıyor
Azerbaycan Dışişleri Bakanı’nın zirveye katılması Aliyev’in yokluğunun katılımın kesilmesi anlamına gelmediğini gösteriyor Zirve düzeyinde bir soğukluk olmadığını kanıtlamıyor

Dolayısıyla katılmama, ilişkilerdeki soğukluk ortamında dikkate değer bir işaret olarak görülebilir; ittifakın sona erdiğine dair yeterli bir kanıt olarak değil. Önemi daha çok, daha önce sözlerde ve siyasi tepkilerde görülen mesafeyi ortaya koymasındadır: Anlaşmazlık artık yalnızca açıklamaların analiz konusu değil, aynı zamanda diplomatik bir etkinliğe katılım biçimine de bağlanmıştır.

Gerilimi Kontrol Altına Alma Çabası; Hikâyenin Diğer Yüzü

Yalnızca soğukluk işaretlerine odaklanmak, resmin diğer bölümünü dışarıda bırakır. Reuters, başörtüsü kısıtlamasını eleştiren danışman Oktay Saral’ın görevden alındığını ve Erdoğan’ın da Aliyev’i zirveye katılmaya bizzat davet ettiğini bildirdi. Bu adımlar söz konusu haberde gerilimi azaltma çabası çerçevesinde ele alınmıştır.

Erdoğan zirvede de Türk devletlerinin birliğine vurgu yapmış ve bölünme ile anlaşmazlığa karşı uyarıda bulunmuştur. Bu tutum, Azerbaycan’ın dışişleri bakanı düzeyinde temsilinin sürmesiyle birlikte, «tam kopuş» anlatısıyla bağdaşmamaktadır.

Sonuç olarak mevcut kanıtlar eşzamanlı iki eğilimi göstermektedir: Anlaşmazlığın daha görünür hale gelmesi ve yayılmasının önlenmeye çalışılması. İlişki bir dosyada gerilime girebilirken taraflar hâlâ işbirliği çerçevesini korumak için bedel ödemektedir. Henüz net olmayan, bu çabaların başarı derecesi ve anlaşmazlığın kalıcılığıdır.

İsrail; Ayrılığın Kanıtlanmış Nedeni Değil, Sürtüşme Zemini

Azerbaycan’ın İsrail ile yakın ilişkileri de Ankara ile Bakü arasındaki soğumaya ilişkin haberlerde gündeme gelmiştir. Associated Press, başörtüsü tartışmasının yanı sıra İsrail’le ilgili tutum farklılıklarına anlaşmazlığın bir parçası olarak işaret etmiştir.

1

Kanıtlanabilir

İki ülkenin İsrail’e yaklaşımında farklılık bulunması ve bu farklılığın ikili ilişkilerin yönetimine etkisi.

2

Kanıtlanamaz

Anlaşmazlığın İsrail tarafından tasarlandığı iddiası. İsrail’in rolünü soru biçiminde gündeme getiren haberler, doğrudan müdahaleye dair belge yerine geçmez.

Bu nedenle daha isabetli analitik çerçeve, İsrail ile ilişkileri öncelik farklılığı alanlarından biri olarak görmek, tüm gelişmelerin kesin açıklaması olarak değil. Anlaşmazlığı yeterli kanıt olmadan bir dış aktöre atfetmek, Ankara ve Bakü’nün kendi failliğini ve onların iç siyaset ile nüfuz sınırlarına dair gerçek anlaşmazlığını göz ardı eder.

Perspektif; İlişkinin Yeniden Tanımlanması mı, Bir Gerilimin Aşılması mı?

Mevcut kanıtlara dayanarak üç yol analitik hipotez olarak değerlendirilebilir:

1 · Anlaşmazlığın Yönetimi

Taraflar kamusal tutumların şiddetini azaltır ve sorunu diplomatik kanallara taşır.

2 · Kontrollü Soğukluk

Resmî işbirliği devam eder, ancak anlaşmazlık kamusal açıklamalarda ve liderlerin etkileşim biçiminde yansımasını bulur.

3 · İlişkinin Yeniden Tanımlanması

İki taraf, iç siyaset hakkında görüş belirtme ve karar bağımsızlığına dair beklentilerini giderek netleştirir.

Bu yollar kesin öngörüler değildir. İlişkinin hareket yönünü belirlemek için sonraki davranışlara bakmak gerekir: Görüşmelerin düzeyi, resmî tutumların tonu, zirvelere katılımın sürmesi ve anlaşmazlığın diğer işbirliği alanlarına da yayılıp yayılmadığı.

Sonuç

Mevcut durumda «kardeşliğin sınırlarının sınavı» ifadesi «kardeşliğin sonu»ndan daha isabetlidir. Aliyev’in katılmaması, müdahale etmeme konusundaki uyarılar ve başörtüsü anlaşmazlığı ilişkideki soğukluğu ortaya koymuştur; Erdoğan’ın daveti, birliğe yaptığı vurgu ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı’nın katılımı da ilişkiyi koruma çabasının sürdüğünü göstermektedir. Asıl mesele şu an iki devletin ayrılması değil, siyasi yakınlığın karar bağımsızlığıyla nasıl bir araya getirileceğidir.


İlgili Haberler